Noel Baba

noel baba

noel baba

Gerçekten kırmızı giysili, ak sakallı bir dede mi? Hani şu her yılbaşı gecesi beklenen, çam ağacının dibinde veya şöminenin önünde armağanları aranan Noel Baba… Yılbaşlarında, insanlığa umut, çocuklara armağanlar dağıtan, denizcilerin ve küçük çocukların koruyucusu olduğuna inanılan… 

Noel Baba’nın Aziz Nikolaus olduğunu ve bu geleneğin de Anadolu’da doğduğunu biliyor muydunuz? 

Antik kaynaklara göre, İS 3. yy’ın sonlarında, Demre’nin 60 km. kadar batısında bulunan Likya’nın Patara kentinde doğan Aziz Nikolaus, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak iyi bir eğitim gördü ve kendini insanlara adadı. Aziz Nikolaus’u bugünkü Noel Babalığına ulaştıran gizli hediye verme geleneği, gençlik yıllarında başlar. 270 yılında, İsa’nın ölüm yıldönümü olan 25 Aralık’ta, Demre’nin fakir aileleri kapılarının önünde altın elma, çocuk oyuncakları ve çerez bulurlar.

Bu olay, Myra’da uzun süre halk tarafından konuşulur. Sonunda halk, hayalinde; ak sakalı, kırmızı ceketi, kırmızı çizmesi ve beyaz kukuletası ile sevimli bir ihtiyar görünüşünde, iki geyik tarafından çekilen bir kızağa oturmuş, Beydağları’ndan, her yıl İsa’nın doğum günü olan 25 Aralık’ta Myra’ya inerek fakirlere yardım eden bir “Noel Baba” yaratır. Aziz Nikolaus, Myra halkına yaptığı bu yardımlarını yıllarca büyük bir gizlilik içinde yürütmeyi başarır, fakat yine bir 25 Aralık gecesi, başında tanınmasını önleyecek bir başlık ve elinde bir çuval ile gece Myra sokaklarında ürkek adımlarla oradan orada koşarken, gece bekçisi tarafından fark edilir. Gece bekçisi şüpheli adamı yakalar, başlığını çıkarınca, Aziz Nikolaus olduğunu görür. Elindeki torbada da Myra’nın yoksul insanlarına hediye etmek üzere, altın elmalar, çocuk oyuncakları, giysiler ve çerezler bulunduğunu tespit eder. Hediyelerin sahibinin Aziz Nikolaus olduğu öğrenilince, Myra halkı ona Noel Baba der. Bu gelenek, Myra halkı tarafından, onun 6 Aralık 343’te ölmesinden sonra da sürdürülür. Bugün, her yılbaşında vitrinleri süsleyen Noel Baba’nın Anadolu’da doğup büyüdüğünü çok az kişi bilir. 

‘Yeni piskoposumuz’
Onun “Denizcilerin koruyucusu” olarak payelendirilmesine neden olacak olay ise Kudüs’e yaptığı deniz yolculuğu sırasında gerçekleşir. Aniden çıkan bir fırtınadan, onun dualarının yardımı ile kurtulduklarına inanan denizciler, Nikolaus’u “Denizcilerin Azizi” olarak kabul eder. Kudüs dönüşü Myra (Demre) kentine yerleşen (İS 285) Aziz Nikolaus, bir sabah, her gün yaptığı gibi, erkenden kiliseye gider. Kilisedeki bütün rahiplerin başına toplandığını görünce çok şaşırır. Rahipler onu kucaklayarak “İşte bizim yeni Piskoposumuz” der. Ne olduğunu anlayamayan Nikolaus’a rahipler durumu açıklar: 

“Piskoposumuz birkaç gün önce öldü. Yerini alacak kişinin kim olacağı konusunda günlerdir seçim yapıyorduk ama sonuca varamadık. Geçen gün dua ederken birden bir ses duyduk ‘Yeni piskoposunuz olarak, yarın bu kiliseden içeri giren ilk kişiyi seçin’ diyordu. Şimdi dualarımız kabul olundu. Siz, kilisemizden içeri giren ilk kişisiniz.” 

Myra Piskoposu Nikolaus, yaptığı dini ve sosyal çalışmalar ile, halkın problemlerine insancıl çözümler getirerek, hümanist bir dini lider olur. 

Papazlığı sırasında, onun azizlik mertebesine yükselmesine neden olan birçok mucize gerçekleştirdiğine inanılır. Aziz Nikolaus’un zamanla bütün dünyada ‘babalığın’ ve sevginin sembolü olur.

Leave a Reply