Archive for April, 2009

Kızıl Kilise (Karmir Vank)

Oğuzlu’nun 6 km doğusunda ve Ani’nin 15 km kuzeyindeki Yağıkesen köyünde, Türkçe “Kızıl Kilise”, Ermenice “Karmir Vank” olarak bilinen bir kilise vardır. İkisi de aynı anlama gelir. Ermenistan’da da Karmir Vank olarak bilinen bir kilise olduğu için, bu kiliseye Kızıl Kilise diyeceğiz. Kilise, küçük bir nehrin yanındaki yükseltide, ağaçsız ve tepeli bir otlakta durur. Kilometrelerce [...]

Oğuzlu Köyü Kilisesi

Ani’nin 16 km kuzeyindeki Oğuzlu köyüne, büyük bir Ermeni kilisesinin kalıntıları olan gri taş işi cisim tahakküm eder. Kilisenin orijinal Ermeni adı bilinmemekle birlikte, duvarındaki tarihi bilinmeyen yazıt, kilisenin Hassan Gnt’uni tarafından inşa ettirildiğini kaydeder. Bu şahıs, Kral Smbat döneminde (890-914) Kars’ın valisiymiş ve yazıtta Smbat’tan bahsedilmediğine göre yazıtın, Kars’ın 10uncu yüzyılın başında isyanı ve [...]

Ani Katedrali

“Ermeni devrinin 450nci yılında (1001)… Tanrı ve Ermenilerin ruhani lideri Katolikos tarafından onurlandırılmış Sarkis ve Ermeni ve Gürcüler şahenşahı Gagik’in şanlı hükümdarlığı zamanında, ben, Siunik Kralı Vasak’ın kızı, Ermeniler Kraliçesi Katranide, kendimi Tanrı’nın lutfuna emanet ederek zevcim Gagik şahenşahın emri üzerine, Ulu Smbat’ın temelini attığı bu kutsal katedrali inşa ettirdim…” – Katedralin güney yüzündeki yirmi [...]

Beylerbeyi Sarayı

Boğaziçi köprüsü Asya kulesinin dikili olduğu Beylerbeyi Bizans’tan beri saraylara tahsis edilmiş güzel bir semttir. Beylerbeyi sahil sarayı 1861-1865 yıllarında, eski ahşap bir sahil sarayının yerinde Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmıştı. Cephe ve iç dekorasyonda Doğu ve Türk motifleri, Batı süs öğeleri ile birlikte kullanılmıştır. 3 katlı yapı harem ve selamlık bölümlerini ihtiva eden 26 oda ve 6 salondan ibarettir. Otantik mobilyalar, halılar, perdeler ve diğer eşyalar olduğu gibi korunmuşlardır. Denize bakan cephe süsleri, bakımlı bahçe ve orta bölümdeki havuzlu salon ile spiral merdivenler dikkat çeken yerlerdir. Arka yamaçta bir büyük havuz, teraslar ve türünün güzel örneği at ahırları yer almıştır.

Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı İstanbul’da eskiden kalma büyük sarnıçtır. Yerebatan Sarayı adıyla anılan Bazilika Sarnıcı, İstanbul’da Ayasofya ile Cağaloğlu arasında bulunan büyük bir sarnıçtır. Günümüzde de içinde su bulunan bu büyük kapalı sarnıç, kentin su ihtiyacını karşılamak üzere ilkçağ’da yapılmıştı.

Sakıp Sabancı Müzesi

Sakıp Sabancı Müzesi Osmanlı Hat Koleksiyonu, Osmanlı Hat Sanatının 500 yıllık örneklerine kapsamlı bir bakış sunmakta, başta nadir el yazması Kuran-ı Kerimler olmak üzere, kıtalar, murakkaalar, levhalar, hilyeler, ferman, berat ve menşurlar ile hattat aletlerinden oluşmaktadır. Koleksiyon, Atlı Köşk’ün üst katında sergilenmektedir.

Binbirdirek Sarnıcı

Hipodromun batısında yer alır. Yakın yıllarda temizlenerek yanından geçen yola bir galeri ile bağlanmıştır. Kolay gezilen, enteresan ve güzel bir diğer ziyaret yerine dönüştürülen sarnıç 64 x 56 metre boyutundadır. Tarihte yaptırıcısının adı Philoksenos diye anılan eser 4 yy. Büyük Konstantin devrinden kalmadır. 224 Adet orijinal sütundan 212 adedi günümüze gelmiştir. Kalın duvarların çevrelediği mekanın [...]

Dolmabahçe Sarayı

Sarayın bulunduğu yöre, 17. yüzyıla kadar Boğaziçi’nin koylarından biriydi. Bu bölgenin Altın Post`u aramaya çıkan Argonotlar`ın efsanevi gemisi Argos’un demirlediği, Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethi sırasında Haliç’e indirmek üzere gemilerini karaya çıkardığı yer olduğu ileri sürülür.
Osmanlılar Dönemi`nde kaptan paşaların donanmayı demirledikleri, geleneksel denizcilik törenlerinin yapılageldiği doğal bir liman görünümünde olan bu koy, 17. yüzyıldan başlayarak dönem dönem doldurulmuş ve Dolmabahçe adıyla padişahların Boğaziçi’ndeki has bahçelerinden biri konumuna getirilmiştir.