Archive for Nisan, 2009
İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunan Efes antik kentindeki Hadrian Tapınağı. Celcius kütüphanesinden yukarı doğru mermer yolda ilerlerken sol tarafta kalan küçük ancak gösterişli bir yapıdır. Roma İmparatoru Hadrianus’u (M.S. 2 yy) onurlandırmak için yapılmıştır. Kapı kirişi üzerinde Efes kentinin kuruluş efsanesini betimleyen kabartmalar ilginç olup, bunların geç antik çağa ait olduğu bildirilmektedir. Antik kentin en güzel yapılarından biridir.
Nisan 29th, 2009 | Posted in İzmir | 2 Comments
Artemis Tapınağı bugün İzmir kentine 50 km. uzaklıkta bulunan Efes’te inşa edilmiştir.Efes’teki bu tapınak, bereket tanrısı Artemis için yapılmış. Tapınaktaki kaynak milattan önce 700’lerde, tapınak milattan önce 550’de Lidya kralı Croesus’un isteği ile yapılmış. Dönemin en yetenekli heykeltıraşlarının yaptığı bronz ve mermer heykellerle dolu, 90 metre yükseklikte ve 45 metre genişlikte devasa bir yapıymış, [...]
Nisan 29th, 2009 | Posted in İzmir | No Comments
İlk çağın en ünlü şehirlerinden biri olan Efes Antik Kenti, Küçük Menderes nehrinin sularını boşalttığı körfezin yakınında kurulmuştur. Tarıma elverişli toprakları, Doğu’ya açılan büyük ticaret yolu oluşu, gerek putperestlik gerekse Hıristiyanlık döneminde çok önemli bir dini merkez oluşu,
tarihe büyük bir kent olarak geçmesini sağlamıştır. İlim ve sanat dünyasında da adını duyurmuş, ünlü kişiler yetiştirmiştir.
Nisan 29th, 2009 | Posted in İzmir | 1 Comment
Büyük kurtarıcımız, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ ün ebedi istirahatgahı olan Anıtkabir, Ankara’ nın orta kesiminde yer alır.Anıtkabir için yapılan heykel ve kabartmaların konuları, kurtuluş savaşı ve Cumhuriyet tarihimizden ve Atatürk’ ün hayatından seçilmiştir.Ulu Önder Atatürk, Türk milletinin bağımsız ve milli egemenliğe dayanan demokratik bir devlet anlayışı içinde yaşaması için yürüttüğü mücadelesinde, milleti ile [...]
Nisan 17th, 2009 | Posted in Ankara | No Comments
Süleymaniye,
onu yaptiran hükümdar kadar muhtesem! Istanbul`un yedi tepesinden
birinin yamacinda, o tepeyi asan bir dag gibi heybetli. Yalniz
çevresine degil, bütün Istanbul`a hükmediyor. Bütün Istanbul`u
kucakliyor.
Bugün
Istanbul`da yükseklikleri Süleymaniye`yi asan binalar var. Hanlar,
apartmanlar var. Ama bütün bunlar Süleymaniye`ye nispetle ne kadar
silik. Ne kadar küçük! Çünkü Süleymaniye`nin ihtisami yalniz
boyutlarinda degildir.
Nisan 17th, 2009 | Posted in İstanbul | No Comments
Bizans tarihçileri (Theophanes, Nikephoros, Gramerci Leon) ilk Ayasofya’nın İmparator I. Constantinus (324-337) zamanında yapıldığını ileri sürmüşlerdir. Birinci Ayasofya’nın inşasına Konstantinos zamanında başlanmışsa da inşaatin 360 yılında tamamlandığı sanılmaktadır. Bazilika planlı, ahşap çatılı bu yapı, bir ayaklanma sonunda yanmıştır. Bu yapıdan hiçbir kalıntı günümüze gelmemiştir.
Nisan 17th, 2009 | Posted in İstanbul | No Comments
Laodikeia, Lykos Irmağı’nın (Çürüksu) 2 km. güneyinde kurulmuştur. Bugün buraya Denizli-Burdur karayolundan Pamukkale’ye ayrılan yoldan birkaç yüz metre sonra ulaşılır. Hieropolis’e uzaklığı ise 10 km.’dir.Strabon, Laodikeia’da kuzguni siyah yünleri olan, yumuşaklığı ile ünlü bir tür koyun yetiştirildiğini belirtmiştir. Laodikeia’lılar bu koyunun yünlerinden gelir sağlamışlar, bu nedenle de o çağa göre Laodikeia’da tekstil ileri derecede gelişmiştir. Laodikeia’lı olarak isimlendirilen bir tür kumaşın olduğu İmparator Diocletianus’un fermanında da yer almıştır.
Hellen dilinde “Laodikeia’nın memleketi” anlamına gelen bir sözcüktür. Aynı zamanda , Laodikeia ismi Helenistik Çağ’da Seleukos’larda, Ponuslar’da kral ailesinden bir çok kraliçeye verilmiştir. Anadolu’da Lykos Irmağı yanındaki Laodikeia’dan başka bu ismi taşıyan kentler de vardır. Örneğin, Konya Kadınhan yakınlarındaki Ladik Köyü eskiden bu ismi taşımaktaydı.
Nisan 17th, 2009 | Posted in Denizli | No Comments
Yazılıkaya Köyü, Akropol’ün eteğinde kurulmuştur. Köyün üstündeki büyük Midas Anıtı, ilk bakışta göze çarpar.Midas Anıtı özellikle Frigya tarihi bakımından oldukça önemlidir.Ancak 19. yüzyıla değin bu anıttan fazla söz edilmemiştir. İlk olarak,1800′lü yıllarda buradan geçen İngiliz subayı W.M. Leake tarafından keşfedilmiştir.Eskişehir üstünden Seyitgazi’ye, oradan da Hüsrev Paşa’ya ulaştıklarında, Kayaya oyulmuş, üstü yazılı anıtları gördüğünü belirtmektedir.Daha sonra tekrar gelerek anıtların üzerindeki yazıtları inceler ve yazıtlarda “Midas” adını gördüğü için anıta “Midas’ın Mezarı” adını verir.
Nisan 17th, 2009 | Posted in Eskişehir | No Comments
Magazberd kalesi, Arpaçay’ın döndüğü bir yerde kayalı çıkıntıda, Ani’nin dört kilometre güneybatısında bulunur.
Burada, belki de 6ncı yüzyıl kadar eski bir tarihte bir kale varmış, ancak mevcut yapının ekseriyeti, muhtemelen Ani Krallığı döneminden kalmadır. 12nci yüzyılın sonunda, Gürcüler’in Ani’nin Müslüman hükümdarlarını kovmasıyla, Magazberd ve benzeri kaleler, Ani’nin etrafında koruyucu çember oluşturmuştur. Ani’nin kuzeyindeyse, Tiknis kalesi yakın [...]
Nisan 12th, 2009 | Posted in Kars | No Comments
Akhurian/Arpaçay’ın zerindeki bu köprünün Bagratid döneminden (10uncu veya 11inci yüzyıl) kalma olduğu düşünülür. Öte yandan, 13üncü yüzyıldan da olabilir, çünkü yakın civarda bulunan bir yazıt, inşaat işini köprünün yapımını 14üncü yüzyıla tarihlendirir.
Köprünün 30 metrelik tek kemeri çökmüştür ve geriye kalan, belki de takviyeli bir kapının bir parçası, sadece uzun ayaklarıdır (mesnet). 19uncu yüzyıl gezginleri, köprünün [...]
Nisan 12th, 2009 | Posted in Kars | No Comments